Su arıtma cihazı satın almayı düşünüyor ama arıtma cihazlarının sudaki mineralleri öldürüp öldürmediğini merak ediyorsanız doğru yerdesiniz. Bu yazımızı okuduğunuzda aklınızdaki tüm sorulara yanıt bulacaksınız.

Öncelikle mineral nedir ve vücudumuz neden minerallere ihtiyaç duyar sorusuna cevap verelim. Mineraller, inorganik kristalleşmiş katı maddelerdir. Her mineral belirli bir kimyasal bileşime sahiptir, kendileri organik maddeler olmasalar da canlı yaşamının devam etmesinde kritik rolleri bulunmaktadır.

İnsan vücudunun yaklaşık %4’ü minerallerden oluşmaktadır. İnsan vücudu mineralleri üretemez, bu yüzden ihtiyacımız olan mineralleri doğadan temin etmemiz gerekir. Minerallerin pek çok işlevi bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri iskelet sistemimizin temelini oluşturan kemiklerin güçlendirilmesi ve sağlıklı olması, sinir sistemini düzenlemek, beyin, akciğer, böbrekler gibi hayati organların doğru çalışmasını sağlamak, sindirim sistemini düzenlemek, DNA hasarını önlemektir.

Farklı işlev ve faydaları olan ve düzenli olarak alınması gereken minerallere örnek olarak, kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum, demir, çinko ve fosforu sayabiliriz. Bu mineralleri ağırlıklı olarak besinlerden alırız. Tükettiğimiz suyun asıl görevi vücuda mineral takviyesi yapmak değil, vücudun sıvı ihtiyacını karşılamaktır. İnsan vücudunun günlük mineral ihtiyacı sadece sudan karşılanacak olsaydı günde yaklaşık 50 litre su tüketmemiz gerekirdi.

Yazımızın başında “Su arıtma cihazları mineralleri öldürür mü?” diye sormuştuk. Şimdi gelelim cevaba. Aslında mineraller canlı varlıklar olmadığı için öldürmek tabiri yanlıştır. Bu soruya su arıtma cihazları sudaki tüm zararlı bileşenlerle birlikte mineralleri de filtreler ve atık sistemine gönderir diyebiliriz. Çünkü ters osmoz sistemle çalışan su arıtma cihazları fiziksel bir filtreleme uygularlar. Yani belirli bir büyüklüğü olan her türlü katı ya da organik parçacık, yarı geçirgen bir zar olan membran sayesinde atık sistemine yollanır. Buna bakteriler, virüsler, ağır metaller, klor gibi kimyasallar dahildir.

Pek çok zararlı bileşene sahip şebeke suyu membranda temizlenir ve neredeyse saf su haline gelir. Bu süreçten sonra remineralizasyon denen bir aşama daha vardır. Bu aşamada suya mineral ve hidrojen takviyesi yapan bir filtre bulunur genelde. Su filtrenin içinde bulunan sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum gibi minerallere temas eder ve suya mineraller tekrardan eklenir. Böylece suyunuzun pH değeri artırılır ve su alkali hale gelir. İçimi oldukça lezzetli bir hale gelen su antioksidan özelliğiyle insan sağlığı için oldukça faydalı bir işlevsellik kazanmış olur.

Puretron Water olarak cihazlarımızda sektörün en bilinen ve en kaliteli iki alkali mineral filtresini müşterilerimize önermekteyiz: FDA ve NSF belgeli, Puretron T300 ve Biocera Alkali Mineral Filtreri. Siz de su arıtma cihazlarınıza bu iki alkali filtreden birini ekleyerek suyunuza mineral takviyesi yapabilir, alkali suyun tadını çıkarabilirsiniz.